Müzik

2016’nın Favori Müzik Albümleri

2017’ye yılına girmeye hazırlanırken müzik dünyası için “2016 yılını nasıl hatırlarsınız?” diye sorarsanız cevabımız müthiş şarkılar, dinlemeye doyamadığımız albümler, akıllardan çıkmayacak süper festivallerden bahsetmekten ziyade David Bowie, Prince ve Leonard Cohen gibi kayıpların ardından “Büyük kayıplarla…” olur herhalde.

Fakat her şeye rağmen 2016 uzun süredir sessiz olan sanatçıların / grupların yeni şarkılarla döndüğü; kimisi alışık olmadığımız, fresh, kimisi bir döneme damgasını vuran akımın günümüze uyarladığı sound’uyla gelecek vadeden isimlerin parladığı bir o kadar dolu bir yıl oldu aslında.

Peki yılın ön çıkan, en iyi albümler hangileriydi? İşte seçmesi çok zor sıralaması ondan da zor 2016’nın en iyi 20 albümü;

 

20 – Frankie Cosmos – Next Thing

DIY (Do It Yourself) akımının son dönemdeki başarılı temsilcilerinden Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Greta Kline, Frankie Cosmos adı altında çıkardığı ikinci albümü Next Thing ile çıtayı bir tık daha yükseltmeyi başarıyor.  Bir önceki albümünün denk geldiği ergenlik döneminden sıyrılan ve bu albümüyle adeta 20. yaşını kutlayan Kline, çoğunlukla 2 dakikayı aşmayan şarkılarında kendi hayatından kesitlere sıkça yer veriyor. Toplamda 15 şarkının yer aldığı albüm sade ve yalnızca 28 dakika uzunluğunda olmasına rağmen, zengin içeriğiyle enfes bir indie pop albümü olarak arşivlerdeki yerini alıyor.

Görsel Kaynak: bandcamp.com

 

19 – Tindersticks – The Waiting Room

Yüzlerce film sahnesini yaptıkları soundtrack’ler ile hafızamıza kazımayı başaran İngiliz grup Tindersticks 25 yaşında 11. stüdyo albümü The Waiting Room ile müziğin yaşa, dönemin trendlerine ve/veya popüler  kültürün gerektirdiği dinamiklere göre değişmek zorunda olmadığının altını çiziyor. The Waiting Room üzerine methiyeler düzülecek bir albüm değil, çünkü olabildiğince sade, düz ve lisedeki en yakın arkadaşınızla 10 sene sonra buluşup anılarınızı paylaştıkça içinizi saran sıcaklık kadar doğal.  Temiz ses veren bir kulaklık veya ses sistemiyle bir çırpıda dinleyeceğiniz bu duygu yüklü albümün her şarkısının farklı bir yönetmen tarafından müzik videosunun yer aldığı özel serisini de bulmanız mümkün.

Görsel Kaynak: lastfm.com

 

18 – Alicia Keys – Here

R&B ve soul müziğin en başarılı kadın vokallerinden Alicia Keys, son albümü Here ile beraber bu zamana kadar yaptığı çalışmalardan biraz farklılaşma yolunda ilerliyor. Öncelikle “no make-up” diyerek makyajı reddeden yeni imajıyla bizleri şaşırtan Keys, ikili ilişkilerden ziyade dünyevi meselelere yoğunlaşıyor ve  bu kez sesini sosyal hayattan politikaya birçok konuda farkındalık yaratmak adına kullanıyor. Süregelen müzik tarzına bolca caz ve gospel esintilerini de ekleyerek ortaya çıkardığı albümde özellikle She Don’t Really Care_I Luv ve Illusion of Bliss’e kayıtsız kalmak zor.  Kapanışını ise,  albümde bonus şarkı olarak yer alan ancak 2016 başında yayınlanan ve kulaklarımızı bayram ettiren In Common yapıyor.

Görsel Kaynak: consequenceofsound.com

 

17 – James Blake – The Colour In Anything

3. albümü The Colour In Anything ile James Blake yine yansımalarıyla dolu dünyasındaki çığlıkları büyüleyici bir vokal ve kışkırtıcı elektronik ritimlerle bize ulaştırıyor. Bon Iver, Frank Ocean, Rick Rubin gibi sanatçıların elinin değdiği bu 17 şarkılık albümde Blake’in yeni aşkını, yeni arkadaşlıklarını ve elbette bu yeni ilişkilerinde yaşadığı hayal kırıklıklarını dinliyoruz. Zaman zaman yoran loop’a alınan upbeat şarkılar rahatsız etse de Blake, karanlık soundunun içinde parlayan yumuşak sesi ile her şarkıda albüme hakim olan mutsuzluk ve kendisiyle olan savaşı hissiyatını “Savaşacak bir ruhun yoksa, güçsüz hassasiyet sadece çökmektir” diyerek vermeyi başarıyor.

Görsel Kaynak: residentadvisor.com

 

 

16 – Bon Iver – 22, A Million (C)

Tüm zamanların en güzel “ayrılık sonrası” albümü olarak nitelendirilen For Emma, Forever Ago’nun mimari Bon Iver, 3. Albümleri ile dinleyenlerini ters köşe yatırmayı başardı. Önceki albümlerindeki naif ve akustik havanın dağıldığı bu albümde, daha deneysel öğelere yer verilmiş. Duygu yoğunluğunun yine üst safhalarda olduğu şarkılar, ilk dinleyişte burun kıvırmaya sebep olabilir belki. Ancak doğru yer ve doğru zaman denk geldiğinde, bütün çarpıcılığıyla sizi içine sürükleyen bir indie-folk albümü olmuş 22, A Million.

Görsel Kaynak: genius.com

 

15 – Shura – Nothing’s Real

80’ler soslu ilk albümüyle 2016’nın en eli yüzü düzgün pop albümlerinden birine imza atıyor İngiliz şarkıcı Shura. Albümün çıkış parçası Touch ve peşi sıra ardından gelen single’lar Indecision, 2Shy, White Light ile hem radyoların hem de pop müzik severlerin kalbini fetheden Shura, zoru başarıyor ve katıksız pop müzik  ile de eleştirmenlerden tam not almayı başarıyor.

Görsel Kaynak: genius.com

 

14 – Kaytranada – 99.9%

Janet Jackson’ın şarkısına yaptığı remix ile Soundcloud’da milyonlar tarafından dinlenen Torontolu DJ /Prodüktör Kaytranada müzikal anlamda çeşitlilik ve zenginlik bakımından yılın en iyi albümlerinden birini sunuyor. Hip Hop ve house birbirlerine olan zıtlıkları nedeniyle birçok sanatçı tarafından mix’lenmeye çalışılsa da çoğu zaman hüsranla sonuçlanmıştır. İşte bu noktada %99.9 emsalleri arasından sıyrılmayı başararak kendi açtığı kulvardan alnının akıyla çıkıyor. Önceki mixtape’leri ve remix’leriyle kısa sürede eleştirmenlerin dikkatini çeken ve kendi hayran kitlesini oluşturmayı başaran DJ, 15 şarkıdan oluşan bu ilk albümün 11 şarkısında Little Dragon, Aluna Goeorge, Craig David, Vic Mensa gibi isimlerle düet yaparak dinleyicileri r&b, funk, house ve hip hop örneklerini house ile birleştirdiği çok lezzetli bir menü sunuyor.

Görsel Kaynak: genius.com

 

13 – Leonard Cohen – You Want It Darker

Müzik adına oldukça verimli bir yıl olsa da,  maalesef aramızdan ayrılan yıldızların çok olması nedeniyle 2016 diğer taraftan hepimizi üzüntüye boğdu.

Leonard Cohen, 14. ve son stüdyo albümü You Want It Darker’ı, kızının evinde hasta yatağında oğlu Adam Cohen yardımıyla tamamlamış. Son zamanlardaki sağlık durumunun kötüleşmesi üstüne kendini iyiden iyiye ölüm fikrine alıştıran Cohen, her zamanki şiirsel anlatımını bu tema üstünden işlerken, eski çalışmalarına kıyasla daha akustik bir albümle bize veda ediyor. Kariyeri boyunca birbirinden güzel ve özel albümlere imza atan usta sanatçı, You Want It Darker ile gitmeden önce kendisini anabileceğimiz enfes bir albüm bırakmayı başarıyor.

Görsel Kaynak: genius.com

 

 

12 – Aphex Twin – Cheetah

Richar D. James, nam-ı diğer Aphex Twin’in bugüne kadarki en kolay dinlenebilir çalışması niteliğinde olan Cheetah EP, kuşkusuz ki elektronik müzik adına 2016’nın en güzel hediyelerinden.  Albümün ismine ilham kaynağı olan ve bugüne kadar üretilmiş en komplike synthesizer’lardan biri olarak kabul gören Cheetah, MS800 aksine başta sona bütünlük içinde. Şarkıların dinledikçe kendini sevdiren ve alışılagelmiş Aphex Twin sound’undan çok daha yavaş ve sofistike olduğu dikkati çekerken, CIRKLON3 [ Колхозная mix ] için çekilen videonun da bu senenin en iyi müzik videoları arasında yer aldığını hatırlatmakta fayda var.

Görsel Kaynak: lastfm.com

 

 

11 – The Weeknd – Starboy

Geçen sene Can’t Feel My Face ile global bir başarı yakalayan The Weeknd, bu yükselişi Starboy ile sürdürmeye kararlı görünüyor. The Weeknd tam 18 şarkılık 3. Albümü Satarboy’da  birçok janrı sihirli elektronik melodilerle harmanlanmış bir sound ile karşımıza çıkıyor. Six Feet Under’daki endişeli downtempo r&b ritimleri,  A Lonely Night’ta pürüzsüz ipeksi bir pop soundu, 2 dakikalık rüya tadındaki Stargirl Interlude’da Lana Del Rey’in sesi ve hip hop altyapılı All I Know albümü tek dizelikten kurtarırken; Party Monster, Starboy, False Alarm ve Love to Lay dans ihtiyacını karşılıyor. Daft Punk imzası taşıyan iki şarkıdan biraz Something About Us, biraz yavaşlatılmış Get Lucky ortası gibi duran I Feel It Coming ise albümün en sürpriz şarkısı ve gizli favorisi.

Görsel Kaynak: genius.com

 

 

10 – Nick Cave & The Bad Seeds – Skeleton Tree

Geçmiş albümlerinde ölüm temasına sıkça veren Nick Cave ve ekibi, Skeleton Tree ile bu kez gerçek anlamda ölümle yüzleşiyor. 2015 yılında bir kaza sonucu 15 yaşındaki ikiz oğullarından birini kaybeden Nick Cave, albümdeki şarkıların çoğunu içinde bulunduğu bu tarifi zor duygu durumuyla yazmış. Ortaya çıkan sonuç:  Hayatla ölüm arasında gidip gelen, bittiği an insanda kamyon çarpmış hissi yaratan ancak hiç tereddüt etmeden kendini tekrar dinleten ve Nick Cave’in o benzersiz acı dolu sesine eşlik eden minimal düzenlemelerle bezenmiş vurucu bir albüm.

Görsel Kaynak: genius.com 

 

 

9 – David Bowie – Blackstar

İdol kelimesinin sözlük anlamı diyebileceğimiz David Bowie’nin imza ve aynı zamanda veda niteliğindeki 25. albümü; Blackstar… Tıpkı ölüm gibi karanlık ve tedirgin edici ama David Bowie olduğu için ise bir o kadar güçlü ve kendinden emin. Yalnızca bir albümden ziyade oldukça uzun, zaman büken, kitleleri peşinde sürükleyen, müzikten modaya, edebiyattan sinema/ video art’a kadar birçok farklı yönden hayatları şekillendiren bir yolculuğun son durağı olan Blackstar, açılışı 7 dakikalık muhteşem bir duygu karmaşasıyla yapıyor. Jazz öğeleriyle bezeli 7 şarkılık albüm Bowie’nin eski iki şarkısının çok daha dinamik ve modern versiyonlarını barındırıyor. Lazarus albümdeki en sakin ve Bowie’nin sesini en berrak şekilde duyabildiğimiz şarkı olurken, sanatçı albüm genelinde Berlin Trilogy efsanesine selamını vermeyi ihmal etmiyor.

Görsel Kaynak: davidbowie.com

 

 

8 – Kanye West – The Life Of Pablo

Kanye West yaşadığımız dönemin en başarılı ve en iyi sanatçılarından biri mi yoksa medyanın şişirdiği ukala bir magazin ürünü mü tartışıladursun, Life Of Pablo Kanye West’in en iyi albümü olmasa da, en kendi albümü olarak öne çıkıyor. Kanye West Life of Pablo ile Hz İsa’ya müjdeyi veren ve ilk misyoner olarak bilinen Saint Paul’un hayatını günümüzde yaşadığını söylüyor. Bunu yaparken de baş müritleri olarak Rihanna, Frank Ocean, Chris Brown, Kendrick Lamar, Young Thug, Kid Cudi, Desiigner, Chance The Rapper gibi aynı albümde buluşması çok zor isimleri yanına alıyor. “Pablo’nun zevkleri çeşitlidir, Pablo bazen duygusaldır, bazen sadece alışkanlıkken bazen en büyük fantezin olabilir, bir gün yasa dışıyken diğer gün korkutucu şekilde tutucu olabilir” diyor ve bir yandan Pablo’yu yerle yeksan ediyor. Ultralightbeam, Low Light, Waves, Fade, Real Friends, Famous, No Parties in LA ve Saint Pablo Kanye sevenleri çok mutlu edecek şarkılar olarak öne çıkıyor.

Görsel Kaynak: stereogum.com

 

7 – Anohni – Hopelessness

Antony and the Johnsons ile 20 sene süren beraberliğini sonlandırarak solo kariyerine başlayan Antony Hegarty, nam-ı diyar Anohni ilk albümü Hopelessness ile yılın keskin albümlerinden birine imza atıyor.  Grup ile olan çalışmalarında daha çok cinsel kimliğinin yönlendirmesinin etkisini görüyorken, 11 şarkılık ilk solo albümde ise artık kabul ettiği kadın kimliğinin verdiği rahatlığın sesine ve vokal yeteneğine yansımasına şahit ediyoruz. Anohni bu sefer yolunda gitmeyen dünya düzenini, sevgisizliği, haksızlıkları, terörü ve politikayı eleştirirken bağırmak zorunda olunmadığını yumuşak sesiyle ve usta kalemiyle anlatıyor. Videosunda Naomi Campbell’ın oynadığı, ailesi bir drone tarafından katledilen Afgan bir kız çocuğunu anlattığı çıkış single’ı Drone Bomb Me albümün en dikkat çeken şarkısı olurken diğer tüm şarkılarda da korkuyu, dehşeti ve karanlığı hissettiriyor.

Görsel Kaynak: genius.com

 

 

 6 – HÆLOS – Full Circle (N)

İngiliz indie – elektronik ekibi HÆLOS, ilk albümü Full Circle ile 90’lar İngiltere’sinde Massive Attack ile parlayan trip hop akımının günümüze muhteşem bir şekilde uyarlıyor. Büyüleyici vokaller, yumuşak aksak ritimler, yükselen klavye melodileri ve ara ara kendini gösteren gitar tınıları… Albümün geneline hakim olan “Çok mutsuz ve zor bir gece” hissiyatı Dust ve Seperate Lives ile kulaklardan beyne, oradan da vücuda yayılarak sizi içine çekerken, Pray, Sacred , Cloud 9 gibi şarkılar ise zor gecenin getirdiği anlık heyecanları andırıyor ve bu ağır drama içinde yeni hikayelerin sayfasını aralıyor. Trip-HOP’ın tüm özelliklerini kışkırtıcı ve hipnotize edici bir sound ile birleştirerek after party sonrası eve döndüğünde uykuluk niyetine dinlemelik olan bu albüm yılın en iyilerinden olmayı hak ediyor.

Görsel Kaynak: thatmusicmagazine.com

 

5 – Rihanna – Anti

7 albümün, 14 tane 1 numara olan şarkının ve pop kraliçesi yakıştırmasını aldıktan sonra Anti nihayet mükemmel bir Rihanna albümü olarak karşımıza çıkıyor. Önceki albümlerine kıyasla çok aykırı, kendi içinde bütünlüğü olan, hit kaygısız, cheesy sound’suz baştan sona akan bir kayıt olan Anti için, Rihanna’nın olgunlaşarak kendisini bulduğu albüm de diyebiliriz. Her biri farklı bir yönüne dokunan ve rock, raggea, pop hatta Barbados esintili etnik yan dalları ile 45 dakika süren albüm kuşkusuz Riri’nin en iyi işi. Higher, Love On The Brain, Kiss It Better, Consideration albümün öne çıkan şarkıları olurken, en güzel sürpriz ise Tame Impala şarkısı Same Old Mistakes’in lezzetli cover’ı oluyor.

Görsel Kaynak: highclouds.com

 

4 – Solange – A Seat at the Table

Son yıllarda Amerika’da yeniden alevlenen siyahi hakları “Black Lives Matter” temasını albümünde işleyerek 2016’nın yıldızlarından biri olmayı başardı Solange. Ablası Beyoncé’ye göre belki daha “indie” duran ve de tınlayan Solange, günümüzde siyahi bir kadın olmanın ne ifade ettiğini köklerini de ziyaret etmeyi ihmal etmeyerek tüm dünyayla paylaşıyor. Hikaye tadında ilerleyen albümde şarkı aralarında bolca “interlude” yer alırken, başta Don’t You Wait olmak üzere Cranes in the Sky ve Don’t Touch My Hair öne çıkan şarkılar arasında. Neo-soul tadındaki bu tematik albüm yılın en özel kayıtlarından biri.

Görsel Kaynak: clashmusic.com

 

 

3 – Radiohead – A Moon Shaped Pool

Radiohead’in 9. stüdyo albümü A Moon Shaped Pool her ne kadar bünyesinde Fake Plastic Trees, Karma Police, Creep, All I Need gibi asla eskimeyecek şarkılar barındırmasa da ciddi potansiyeli olan yeni ve kapsamlı Radiohead şarkılarıyla dolu.  Nasıl oluyorsa bu albümü dinlerken kesinlikle sizi rahatsız eden ve eğreti duran bir sound duymuyorsunuz. Aslında bilmediğiniz tek şey şarkının sözleri oluyor ki ona da zaten bir süre sonra alışıyorsunuz ve bir bakıyorsunuz albümün çıkış şarkısı olan ve Burn The Witch yukarıda bahsi geçen özel Radiohead şarkıları zümresine dahil olmuş bile. Bu albümde de herkesin ekstra seveceği bir şarkı vardır eminiz. Zaten Radiohead’in de olayı bir bakıma o değil mi? Bu grubu seven insanlara sorduğunuzda herkesin farklı bir gizli favorisi vardır… Deneysel bir Radiohead için Idendikit, içmek ama çok içmek istiyorsanız Daydreaming, hayal kurmak istiyorsanız Present Tense size istediğinizi verecektir.  Zaman dilimi fark etmeksizin kendi müziklerini, asla çarpıtmadan günümüze taşımayı başaran ve sanki hiç zaman geçmiyor da biz çok uzun bir albümün yeni şarkılarını dinliyormuş hissini veren A Moon Shaped Pool tabiiki 2016’nın en iyi albümlerinden bir tanesi.

Görsel Kaynak: residentadvisor.com

 

 

2 – Frank Ocean – Blonde

2016 yılının en çok konuşulan albümlerinden biri hiç şüphesiz ki Frank Ocean’a ait. İlk albümü Channel Orange ardından 4 sene sonra gelen Blonde, gerek müzikseverler gerekse eleştirmenler tarafından adeta baş tacı edildi.  Beraberinde Endless adını verdiği 45 dakika uzunluğundaki görsel albümünü de piyasa süren Ocean, kalp kırıklıklarına bolca yer verdiği şarkılarında birçok farklı müzikal öğeyi bir araya getirmeyi de başarmış. Beyoncé, Kendrick Lamar, André 3000, James Blake gibi isimlerin de konuk sanatçı olarak yer aldığı albümde öne çıkan şarkılar Nikes, Pink+White, Nights ve tabii ki “I thought that I was dreaming when you said you love me” sözleriyle içimize işleyen Ivy oldu.

Görsel Kaynak: genius.com

 

 

1 – Beyoncé – Lemonade

“Her şerde bir hayır vardır.” sözünün 2016 içindeki en güzel somut örneği Beyoncé ve albümü Lemonade için geçerli olsa gerek. Jay-Z ile yaşadığı çalkantılardan Amerika’daki siyahi vatandaşların yüzleştiği problemlere kadar içinden geçtiği sıkıntılı süreçten bu albümle beraber bir şaheser yaratmayı başardı Bey. Pop, rock, R&B, hip-hop ve hatta country olmak üzere birçok janrı içinde bulunduran, James Blake, Kendrik Lemar, The Weeknd ve Jack White’ı da rüzgarına katan bir konsept albüm ve aynı zamanda görsel bir şölenin adı Lemonade. Beyoncé’nin bugüne kadar yaptığı en iyi çalışma olarak nitelendirilen albüm,  belki de kendisinin neden oyunun zirvesinde olduğunun en güzel kanıtı.

Görsel Kaynak: spin.com

 

 

Destekleri için Çağrı Akyol‘a teşekkürler!