Kişisel Gelişim

Kaotik Bir Dünyada Sükunet Arayışı: Mindfulness

Çokça duyduğumuz, çokça duyduğumuz için özünü anlamakta zorlandığımız bir kavram aslında mindfulness. Ya da sadece oturup sessizlikte, meditasyonla elde edebileceğimizi düşündüğümüz bir şey. Bu tabii ki bir yöntem fakat kendimizi bu alanda sınırlandırmamamız adına sizlere ufak genişleten iki kitap bir film önerisinde bulunacağım.

 

Eşeklerin Bilgeliği

Yazarın hayal gücüyle çıktığı bir yolculuğu olduğunu ancak kitabın sonunda anladığımız Eşeklerin Bilgeliği, bizi kitabı okuduğumuz yerden alıp Fransa köylerine götürüyor. Yanımızda ne bavullar var ne insanlarla iletişim kurabileceğimiz herhangi bir alet. Üstelik pahalı oteller ve yemekler için yapılan bir yolculuk da değil. Yanımızda sadece Griboulle var, onunla geziyoruz Fransa köylerini.

Kaotik Bir Dünyada Sükunet Arayışı: Mindfulness | Eşeklerin Bilgeliği

Yol insanı her zaman kendisiyle tekrardan tanıştırır. Yola bir eşekle birlikte çıkmak ise haricimiz dışındaki insanlarla da tanıştırır. Eşeğin olaylar karşısındaki sükutu, bazen bir çimeni ilk defa görüyormuş gibi saatlerce izlemesi, ayaklarını sadece canı istediğinde kullanması yanında olana da onun hareketlerine uymayı mecbur kılıyor. Bu da insana eşek aracılığıyla çevreyi dinlemeyi, doğayı farkındalıkla tekrar fark etmeyi sağlıyor.

Yorulmadığımız halde dinlenme, an’a uyma, eylemlerimize nedensellik katmadan sadece yapma, suyu dinleme, bastığın toprağa ayak tabanını da bacaklarını da hissederek basma… İnsan olma deneyimini gerçek hissiyatlarla yaşamak; Shakespeare’in Fırtına adlı oyununda‘’Rüyalar neyden yapılmışsa bizler de ondan yapılmışız, şu afaki hayatlarımız bir uykunun etrafında dönüp duruyor’’ repliğine karşı bir uyanma hareketi olabilir.

Kaotik Bir Dünyada Sükunet Arayışı: Mindfulness | Eşeklerin Bilgeliği

Üstünde kişisel gelişim kitabı yazmadığı halde ruhunuza ve anınıza bir hayli iyi gelecek bu kitabı mutlaka tavsiye ederim. Belki de mindfulness bir eşek aracılığı ile çıktığımız yolculukta kendimize dönmemizin adıdır…

Uzaktan yakından ilişki kurabileceğimiz bir diğer altın değerindeki kitap ise özellikle fotoğraf tutkunlarına özel;

 

Bu Fotoğrafları Neden Çekiyoruz?

Kaotik Bir Dünyada Sükunet Arayışı: Mindfulness | Bu Fotoğrafları Neden Çekiyoruz?

Sahiden neden?

Fotoğraf çekmenin deklanşöre basmaktan ibaret olmadığını bilen herkes fotoğrafın, çeken kişinin özneyle kurduğu iletişim olduğunu bilir.

Kaotik Bir Dünyada Sükunet Arayışı: Mindfulness | Bu Fotoğrafları Neden Çekiyoruz?

Bunu biraz daha özelleştirmek için tutkunun peşinden gidip tıpkı Jimmy Nelson gibi belki sayıları azalmış kabileleri fotoğraflamak, belki devrimleri, savaşları, belki Şahin Kaygun gibi çekilen fotoğrafları kazıyıp başka evrenler açmak için ya da Henri Cartier Bresson gibi siyah beyaz fotoğrafta gölgelerin gücüne inanmak için kullanırsınız fotoğraf sanatını..

Kaotik Bir Dünyada Sükunet Arayışı: Mindfulness | Jack Kerouac

Zen’in kadim bilgeliğini, beat kuşağını fotoğraflar üzerinden anlatan bu zengin kitap size o kadar kapı açıyor ki bir bir elinizde not kağıdı mütemadiyen bir şeyleri not alırken buluyorsunuz kendinizi. Kısacası içinizden sizi dürten, size ilham veren hangi hissin peşinden gideceğinize karar verip bu anı dondurmanın keyfini bilfiil size yaşatan bir kitap.

Kaotik Bir Dünyada Sükunet Arayışı: Mindfulness | Bu Fotoğrafları Neden Çekiyoruz?
Kaotik Bir Dünyada Sükunet Arayışı: Mindfulness | Bu Fotoğrafları Neden Çekiyoruz?

Kitaptan alıntılayarak Allen Ginsberg’in ustasının ardından yazdığı şiiri farkındalık alanı adına buraya bırakıyorum…

“Yiyecekleri farkettim,
Marul salatasını,
Ustanın yokluğunu fark ettim
Denizi farkettim,
müziği farkettim, dans etmek istedim”

Belki de mindfulness hangi anı donduracağımıza karar verirken ayak bastığımız yeri bütün yönleriyle algılamaktır…

Son önerim olan film ise bitişe kadar tek sahneden ibaret olan iki arkadaşın akşam yemeği;

 

My Dinner With Andre

Kaotik Bir Dünyada Sükunet Arayışı: Mindfulness | My Dinner With Andre

Standart bir şehir yaşamı süren, ve hayatının deneyimini bir akşam yemeği boyunca aksettirmeye çalışan arkadaş masasına üçüncü kişi olarak davetli oluyoruz. Yediği yemeği saniyeler boyunca akan zamana bölerek, tat alarak yemeyi, bir ormanda ‘’nedir insan olmak’’ üzerine yaşadığı deneyimi neşe içinde anlatırken adeta ruhumuzun iki zıt kutbu aynı masa üzerinde çatışıyor. Karakterlerin iç seslerine de yer vermesi durumunların üzerine daha enlemesine düşünmemizi sağlıyor.

Yaklaşık iki saat süren bu felsefi konuşmanın arasına dalıp fikirlerinizi söylemeye can atıyorsunuz. Hem yemekler hem bu felsefi konuşma bayağı iştah açıcı… Filmde öğreniyoruz ki bu farkındalık dediğimiz beceriye sahip olmak hayatımızı çok yönlü etkileyecek olan pratik. Bir film değil bir deneyim olan bu akşam yemeğine üçüncü kişi olarak gitmenize mutlak ki isterim.

Kaotik Bir Dünyada Sükunet Arayışı: Mindfulness | My Dinner With Andre

Belki de mindfulness iki kişinin konuşmasını dinlerken, kendini bırakıp akan zamana bakmamaktır.

Yazıda meditasyonun aslında bu yolda atabileceğimiz bir adımlardan sadece birini oluşturduğunu, devam etmemiz gereken koşuşturmalı hayatımızda mindfulness’ı içselleştirerek attığımız adım, aldığımız nefes, çektiğimiz fotoğrafa kadar taşıyabileceğimizi çeşitli yönlerle aktarmaya çalıştım, umarım ki faydalı olabilmişimdir

Namaste!

Bu içeriğin güncellendiği tarih 28/02/2019 20:26

Leave a Comment
Paylaş
Aleyna Takmaz