Aperitivo Zamanı: İtalyanların En Keyifli Geleneği

İtalya’da sosyal hayata dair biraz ilginiz varsa “aperitivo” terimini mutlaka duymuşsunuzdur. Saatler akşam üzerini gösterirken İtalya şehirlerinin bilumum barlarında aperitivo başlar. Mekanlar hafif atıştırmalıkları – aperatifleri – hazırlar ve şehirliler kokteyl eşliğinde buralarda sosyalleşmeye başlar.

Bu kimileri için akşam yemeğine hazırlık ritüeli kimileri için sevdikleriyle buluşma sebebidir. Her şekilde nesiller boyunca aktarılan bu gelenek İtalya’da sizi sarmalayan o özel enerjinin bileşenlerinden biridir. Gelin biraz daha yakından tanıyalım.

 

Aperitivo nedir?

Aperitivo kelimesinin kökü Latince aperire’den geliyor. Açmak anlamına gelen bu kök aslında aperitivo geleneğinin de özünü oluşturuyor. Arkadaşlarınızla bir araya gelip açılmak, sohbet etmek ve iştahı harekete geçirmek aperitivo’nun varlık sebebi. Ritüel ise son derece basit ve keyifli.

Saatler 18:00 civarını gösterdiğinde barlar ve restoranlar hafif atıştırmalıklar hazırlamaya başlar. Bazı mekanlar bu atıştırmalıkları açık büfe şeklinde bara dizip seçimi size bırakırken bazıları da doğrudan masanıza getirir ve bu yaklaşık 19:30’a kadar sürer. Aksi belirtilmediği sürece sadece içkilerinizi ödersiniz. Atıştırmalıklar barın veya mekanın size jestidir.

Bu güzel geleneği elbette ki ev buluşmalarında da görmek mümkün. Kalabalık bir aile veya arkadaş yemeği öncesinde benzer bir aperitivo sahnesi evlerde de hazırlanabilir. Hatta yaz aylarında bahçeli evlerde bol sohbetli ve kahkahalı aperitivo buluşmalarına rastlayabilirsiniz.

 

Aperitivo’nun hikayesi

Bu geleneğin geçmişi araştırıldığında tam bir başlangıç noktası bulmak pek mümkün değil. Bazı kaynaklar vermutun bulunmasıyla başladığını belirtiyor. Ancak vermut gibi güzel kokulu bitkiler ve baharatlarla aromatize edilmiş şarapların tarihçesi de biraz muğlak olduğundan kesin bir bilgi verilemiyor.

Yine de bazı kaynaklar İtalya’daki aperitivo kültürünün yükselişinde 1786 yılında Antonio Benedetta Carpano’nun Milano yakınlarındaki Torino’da modern vermutu icat etmesinin etkili olduğunu söylüyor. O dönemin insanları bu tatlı ve hoş kokulu şarabı akşam yemeği öncesi yudumlarken yanında hafif atıştırmalıklar tüketmeye başlıyorlar. Amaç hem iştahı açmak hem de alkolün etkisini azaltmak.

 

Aperitivo’nun merkezi Milano

Aperitivo’nun doğum yeri ve merkezi Milano olarak bilinse de uzun yıllardır ülkenin dört bir yanında bu gelenek devam ettiriliyor. Artık Roma, Floransa, Napoli gibi şehirlerin de kendi aperitivo trendleri var.

Yolunuz Milano’ya düştüğünde akşam 18:00 itibariyle pek çok cafe, restoran ve barın aperitivo hazırlığına geçtiğini görebilirsiniz. Kendinizi tamamen hislerinize bırakarak mahalle mahalle gezebilir, belki birden fazla mekana uğrayarak kendi favorilerinizi bulabilirsiniz. Navigli bölgesinde kanalın etrafın boyunca sıralanmış lokal mekanları deneyebilirsiniz örneğin. Bölgenin ambiyansı ve manzarası keyfinizi katlayacak.

Şehrin mutlaka uğranmalı dediğimiz bir başka bölgesinden iki tane aperitivo mekanı önerimizi de ekleyelim.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by DENEMENLAZIM️ (@denemenlazim)

İkonik Duomo Katedrali manzaralı Terrazzo Aperol ve Camparino in Galleria. Geleneksel İtalyan içkileri Aperol ve Campari’nin kalbi diyebileceğimiz bu iki mekanda aperitivo yapmak güzel bir deneyim olabilir.

 

Aperitivo’da neler içilir, neler yenir?

Konumlar İtalya’yı gösterince içki olarak da aklınıza ilk olarak şarabın gelmesi mümkün. Aperitivo’da şarap da içebilirsiniz elbette ama geleneksel bir buluşmada klasik İtalyan içkileri başrolü kapacaktır. Zira bir aperitivo içkisi sodayla servis edilen ve alkol oranı görece daha düşük, içmesi keyifli kokteyllerden oluşur. Bu kokteyllerin vazgeçilmez bileşenleri de Aperol ve Campari oluyor elbette. Çünkü İtalyan olmak bunu gerektirir!

Burada bir durup Aperol ve Campari nedir diye sorabilirsiniz. Aperitivo içkilerinin olmazsa olmazı diyebileceğimiz bu iki isim aperitif diye de tabir edilen bitter içkilerdir. 1860 yılında Novara’da yaşayan içki üreticisi Gaspare Campari’nin keşfiyle ortaya çıkan Campari’nin reçetesinde 60’a yakın bitki ve baharat bulunuyor.

O dönem küçük ve yerel bir marka olarak hayatına başlayan Campari şu anda tüm dünyaya adını ve elbette tadını yaymayı başarmış büyük bir üretici.

Aperol’e gelecek olursak tat olarak Campari’yi andıran ancak renk ve alkol oranı olarak farklılık gösteren bir aperitif. 1919 yılında Padova’da Luigi Barberi ve Silvio Barberi tarafından keşfedilen bu içki II. Dünya Savaşı’nın ardından hak ettiği üne kavuşuyor. Günümüzde Campari şirketi tarafından üretiliyor.

Gelelim işin içki tarafına. Aperitivo buluşmalarında;

  • Aperol Spritz
  • Campari Spritz
  • Americano (Campari, vermut ve sodadan oluşan bir İtalyan kokteyli)
  • Negroni (Campari, vermut ve cinden oluşan bir başka İtalyan kokteyli)
  • Prosecco
  • Beyaz veya kırmızı şarap (yaz aylarında roze şarap da keyifli) tercih edilir.

Tüm bu içkiler ferahlatıcı, yemek öncesi midenizi yormayan, içimi hafif ve zevkli seçeneklerden oluşur. Çok tatlı veya çok sert olmayan bu içkiler aperitivo atıştırmalıklarıyla da güzel bir uyum yakalar.

İçkilerin yanında servis edilen yiyecekler de yine sizi yormayan, tıka basa doyurmayan hatta iştahınızı açmaya yardım ederek sizi akşam yemeğine hazırlayan tatlardan oluşur. Ortamı ve tatları sevdiyseniz tabii ki tüm akşamı da aperitivo yaparak geçirebilirsiniz, neden olmasın ki?

Hazırlaması da nispeten kolay olan aperitivo atıştırmalıkları;

  • Mini pizzalar,
  • Peynir ve şarküteri tabakları,
  • Foccacia,
  • Crostini (kıtır ekmek üzeri lezzetler),
  • Bruschetta,
  • Zeytin ve kuru yemişler,
  • Grissini ve cips gibi kıtır lezzetlerden oluşur.

Dışarıda gittiğiniz mekana bağlı olarak aperitivo eşlikçileri farklılık gösterebilir. Bazılarında çeşitli makarnalar, salatalar, büyük pizzalar da görülebilir.

 

Evde kendi aperitivo buluşmanızı yapın!

Aperitivo gibi bir geleneği İtalya’da deneyimlemek tabii ki başlı başına bir keyif ama çok da uzaklara gitmeden siz de evde kendi aperitivo saatlerinizi yapabilirsiniz. Ev veya bahçenizdeki bir akşam yemeği öncesinde misafirlerinize bu geleneği yaşatabilirsiniz.

Öncelikle servis edeceğiniz içkileri hazırlamakla başlayın. Seçenekleri artırmak yerine hazırlaması kolay iki kokteyl belirlemek işinizi kolaylaştırır. Önerimiz Aperol Spritz ve Campari Spritz. Hatta hemen tariflerini de bırakalım.

Aperol Spritz ve Campari Spritz tariflerini incelerken birbirlerine çok benzediğini göreceksiniz. Orijinal tariflerdeki 3-2-1 oranını kullanarak miktarları artırabilirsiniz. Ölçeğiniz veya tartınız yoksa da bu oranı kullanarak doğru lezzeti yakalayabilirsiniz. Tüm yapmanız gereken 3 ölçü Prosecco, 2 ölçü Aperol veya Campari ve 1 ölçü sodayı bir araya getirip bol buzla karıştırmak. Bu kadar pratik.

Aperol Spritz

  • 75 mL Prosecco
  • 50 mL Aperol
  • 25 mL soda
  • Birkaç portakal dilimi ve bol buz

Yapılışı: Büyük bir şarap kadehine bol buz ekleyin. Üzerine sırasıyla Prosecco, Aperol ve sodayı ekleyerek karıştırın. Portakal dilimleriyle süsleyerek servis edin.

Campari Spritz

  • 75 mL Prosecco
  • 50 mL Campari
  • 25 mL soda
  • Birkaç portakal dilimi ve bol buz

Yapılışı: Büyük bir şarap kadehine bol buz ekleyin. Üzerine sırasıyla Prosecco, Campari ve sodayı ekleyerek karıştırın. Portakal dilimleriyle süsleyerek servis edin.

 

Atıştırmalıklar için de kolay hazırlayabileceğiniz veya doğrudan servise hazır ürünleri tercih edebilirsiniz. Mezeci ve şarküterilere yapacağınız küçük bir ziyaretle yiyecek kısmını çözebilirsiniz.

Önerilerimiz;

  • Eataly’den foccaccia ve mini pizzalar alabilirsiniz. Mutfakta vakit geçirmeyi seviyorsanız taze makarna alarak misafirlerinize tadımlık makarnalar da ikram edebilirsiniz.
  • Şehrin dört bir yanındaki mezeci ve şarküterilerden peynir, füme et, çeşitli zeytinler alabilirsiniz. Dükkan önerileri için İstanbul’un En İyi Şarküteri ve Meze Dükkanları yazısına mutlaka göz atın deriz.
  • Crostini ve bruschetta için ekşi mayalı ekmekler alabilirsiniz. Mittebrot’un baget ekmeğini, 240 Derece’nin de yabanmersinli-fındıklı ekmeklerini öneririz.

 

Yorumlar