Seyahat

Heidelberg: Almanya’nın Tarih Kokan Şehri

Eğer Almanya’yı soğuk bir yer olarak nitelendirip tüm şehirlerini tek kalemde harcadıysanız henüz Heidelberg’i görmediniz demektir. Kendi halkı da bu şehrin kıymetini biliyor.

Heidelberg’de yaşayan insanların %98 den fazlası yaşadıkları şehri sevdiklerini söylemişler ve Almanya’da yapılan bir ankette en romantik şehir olarak seçilmiş. Hatta bu güzel şehre kıyamadıklarından mı yoksa  stratejik nedenden mi bilinmez ama 2.Dünya savaşında tüm şehirler yerle bir olurken buraya dokunulmamış bile. Bunun etkisiyle şehirde zamanda yolculuk yapmışcasına tarihi binaların güzelliği eşliğinde gezebiliyorsunuz.

Peki Heidelberg’i neden gezmelisiniz?

Heidelberg Üniversitesi

Almanya’nın en iyi üniversitelerinden ve en iyi hastanelerden birisi burada . Özellikle tıp ve eczacılık alanında Avrupa’daki sayılı üniversiteler arasında. Dolayısıyla tam bir öğrenci şehri. Almanya’daki çoğu şehrin aksine Mekanlar geç saatlerde kadar açık burada.

Doğası ve Ortaçağdan kalma bir masal şehri olması

1. Dünya savaşında en az hasar alan ve bombalanmayan şehir olarak Almanya için oldukça orjinal sayılabilecek bir özelliği var. O nedenle eski Almanya’nın pek de şirin bir yer olduğunu burada görebilirsiniz.

Neckar Nehri

Avrupa’da nehir kenarı olan bir çok şehir var. Ama buradaki kadar yeşilliklerin içinde , ortaçağ mimarisi fonuyla az bulunur. Hiç birşey için olmasa bile sırf nehir kenarında yürüyüş yapmak için gelinir bu şehire.

Heidelberg Kalesi (Schluss Heidelberg)

Bu 13.yy kalesi zaman içinde özelliklede 1746 yılında düşen yıldırım nedeniyle hasar görse de kırmızı tuğladan yapılmış gotik mimarisi ile hala büyüleyici. Funüküler yada arabayla çıkabilirsiniz. Yol biraz yokuş ama yürünmeyecek gibi de değil. Ayrıca burada ‘Alman Eczane Müzesi’ var. Geçmişten günümüze tedavi yöntemleri, ilaç yapım yöntemleri, antika ilaçlar ve antika bitkisel ilaçlar mevcut müzede. Ve bir de dünyanın en büyük fıçısı da buradaymış.

Karl-Theodor Köprüsü

12.yy’da yapılan ve Neckar Nehrinden geçişleri sağlayan köprü savaş zamanında yıkılmış askerlerin geçişini engellemek için. Halk savaş sonrası kendi çabasıyla inşa edip 1947’de kullanıma açılmasını sağlamış. Bronz maymun heykeli ve köprü girişinin şatomsu mimarisi de ayrı bir sevimlilik katıyor köprüye.

Filozof Yolu

Köprüden geçerek nehrin diğer kenarına vardığınızda hemen önünüzdeki ilk sokakta Philosophenweg yazısını takip ederek tırmanmaya başlayın. Çektiğiniz yorgunluğa değecek bir manzarayla karşılaşıyorsunuz yolun sonunda. En tepeye ulaşmanın haklı gururuyla banklarda oturup bu masalsı şehrin tadını çıkarabilirsiniz. Tarihi kısmın asıl fotoğraflamasını yapmak için konumu ideal

Hauptstrasse

Yaya trafiğine kapalı bu cadde 1.5 km uzunluğunda. Almanya’nın en uzun trafiğe kapalı caddesi rekoru onda. Noel zamanı çok güzel bir pazar kuruluyor. Kahve, yemek, hediyelik eşye ne ararsanız burada. Sırf caddeyi değil ara sokaklarını da keşfedin.

Heiliggeistkirche (Church of Holy Sprit) kilisesi

Bu gotik kilise II. Dünya savaşında Amerikan askerlerine kapısını açmış. Az ötesindeki Marktplatz yani meydan ise oldukça turistik

Yeme-İçme

Üçüncü dalga kahvecilerden arıyorsanız; Coffee Nerd ve Stokley’s Coffee Shop, güzel bir yerde yemek yiyelim derseniz Vinothek Restaurant Oskar ve Zum Roten Ochsen. Hem daha uygun fiyatlı hem de lezzetli Alman Mutfağı için; Schnitzelbank. Tatlı için Café Gundel ve Chocolaterie St.Anna No.1

Romantik Yol

Heidelberg , Almanya’nın ünlü ‘Romantik Yol’unun içinde olmasada o rotaya dahil edilebilecek bir konumda. Bu ünlü yol savaş zamanı Amerikan askerleri tarafından bulunmuş. Güneydeki Bavyera kasabalarını birbirine bağlıyor. Buralara gelmişken Heidelberg’e bir saat uzaklıktaki bu yolun rotasına da girebilirsiniz.