Seyahat

Otantik Bir Destinasyon: Marakeş

Belki bazılarınızın gözünü korkutuyordur, belki bazılarınız plan yapıp çekiniyorsunuzdur, ya da tam tersi gitmeye hazırlanıyorsunuzdur belki de.. Bu yazı ile hepinizin gaza gelip, hemen Marakeş gezisi ayarlayacağını düşünüyoruz.

İlk söylemek istediğimiz, Avrupa gibi medeni bir şehir beklemediğiniz sürece tabi ki de hayal kırıklığına uğramıyorsunuz.. Kendinizi Türkiye’nin biraz daha geri kalmış haline hazırlarsanız, bizce çok rahat edersiniz. Bu söylediğimiz kötü bir şey değil yanlış anlaşılmasın; seyahat etmek demek zaten farklı kültür, medeniyet ve toplumları tanımak değil midir? Burası da güzel bir proto tip olacağından, listenize eklemenizi tavsiye ediyoruz.

Peki Marakeş’e ne zaman gidilir? Tabii ki Afrika’nın Kuzey’inde, çöllerle çevrili bir alanda çöl iklimine sahip olduğu için, geceleri ne kadar serin olsa da gündüzleri çok sıcak olacağından, yaz sezonundan kaçınmanızı tavsiye ederiz. İlkbahar ve sonbahar ayları, seyahat etmeniz için idealdir. Zaten genelde seyahat edilebilir sezonlar herkes gibi bizce de ilkbahar ve sonbahar..

Marakeş iki bölümden oluşuyor; yeni şehir ve eski şehir.

Öncelikle eski şehirden başlayalım; tam merkezde bulunan Jemaa el-Fnaa meydanını ziyaret edip, yılan oynatıcılarını, falcıları, çeşitli gösteriler yapanları izleyip, Fas sokak lezzetlerini tadabilirsiniz.

Bu ünlü meydandan azıcık yürüdüğünüzde, bir çok Souq ile karşılaşacaksınız; yani küçük ticaret alanları, pazarlar. Buralardan çeşit çeşit yerel ürünler bulabilirsiniz; dekoratif eşyalar, takılar, baharatlar.. Bazen bir ürüne sadece bakıyor olduğunuzda bile hemen gelip dükkan sahibi size onu satmaya çalışabilir. Bu gibi durumlara hazırlıklı olun..

Ve de iyi pazarlık edin, merak etmeyin bir gördüğünüzü bir diğer dükkanda daha görebiliyorsunuz.. Mesela buranın en güzel yanlarından biri de, mekanlarda dekoratif olarak gördüğünüz objeleri souqlarda bulabiliyorsunuz.

Souq’ların arasında gezerken uğramalık çok güzel, hem otantik hem de modern bir kaç mekan var. Onlardan biri Nomad, bir diğeri ise Le Jardin. Nomad terası olan bir mekan; Marakeş’e yukardan bakmak isterseniz ve lezzetli Fas mutfağının modernize halini tatmak isterseniz, buraya uğramadan ayrılmayın deriz.

Le Jardin ise, tam bir gizli bahçe. Botanik bir bahçede kuş ve su sesleri içinde, Fas çayları eşliğinde farklı lezzetleri deneyebileceğiniz bir mekan.

Eski şehirde ek olarak görmenizi, ziyaret etmenizi tavsiye ettiğimiz noktalar; Ben Youssuf Madrasa, La Mamonia Hotel, Bahia Palace..

Yeni şehire geldiğimizde en görülmesi gereken nokta;

Le Jardin Majorelle! Yves Saint Laurent’in satın aldığı, binlerce çeşit bitkinin olduğu büyük bir bahçe.

Envai çeşit kaktüs görebileceğiniz bu bahçede müze ve ev de bulunmakta.. Lacivert olan bu yapıları, yeşillerin içinde patlamasını görüp, zıt renklerin uyumuna şahit olacaksınız.

Marakeş’te ayrıca minimum 2 günlük çöl safari turlarına çıkabilirsiniz. Fakat biz onu, bu turdan bağımsız bir tur olarak düşünüp tekrar bu güzel otantik şehre gelmeyi planlıyoruz.

Yukarıda bahsettiğimiz yerlere gidip, güzel yemekler yiyip, otantik havayı solumayı denemeniz lazım, bizden söylemesi!