SeyahatYaşam TarzıYeme İçme

5 Farklı Mekan 5 Farklı Viyana

Albertina Müzesi
Şahane sergilere ev sahipliği yapan bu müzeye 3-4 saat ayırmak gerekiyor. Her anınızı dolu dolu geçireceğiniz bu müzede yer alan koleksiyonlar dışında süreli sergiler de geliyor. Süreli sergilerde Edvard Munch, Monet Picasso gibi büyük isimlerin eserlerine yer veren bu çok değerli müze kesinlikle görmeye değer. En etkileyici yanlarından biri ise Dük Albert’ın salonlarını ve odalarını görebilmek. Duvarlar, ışıklandırmalar büyülemekle kalmıyor insanı alıp o eski dönemlere götürüyor.
Palm House, Schönbrunn Sarayı
Prenses Sisi’nin sarayının kocaman bahçesinde gezerken yeşil demirlerle dekore edilmiş devasa büyüklükte bir sera ambiansını veren Palmiye Evi karşınıza çıkıyor. Avrupa kıtasında kendi türünde en önemli olan bu yapı üç ayrı iklim bölümünden oluşuyor. Bir taraf Akdeniz iklimine yakın olan daha normal hava şartlarında olurken diğer yanı daha kuzey bölgelerin daha soğuk iklimlerini barındırıyor. Gezerken nem ve sıcaklığın hissedildiği en renkli bölüm ise tropikal iklimin olduğu kısım. Kuş sesleriyle, botaniğin verdiği canlılık hissiyle, gürültü ve kalabalıktan uzak huzurlu ortamıyla kendinizden geçip buradan hiç çıkmak istemeyeceksiniz.

Kaffemik
Son zamanlarda dünyanın her bir yanında daha da büyüyen üçüncü nesil kahvelerin ününü Viyana’nın merkezinde bulmak harika. Avusturya’da herkes için ‘melange’ klişe bir tercih olur. Gidince onun tadına bakmadan dönmeyin ama yine de farklı ve güzel tatları deneyimlemek her zaman daha büyük mutluluk verir. Mariahilfer Caddesi’ne gittiğinizde molanızı iyi bir kahveyle Kaffemik’te yapın. Her gün tazecik çıkan çörekleri de kahvenizin yanına eşlik etsin.

Simply Raw Bakery
Viyana’da kafe kültürü oldukça gelişmiş durumda olduğu için gittiğinde nerede tatlı yesem diye düşünüp sonrasında her yere girip atıştırmalık bir şeyler alırken buluyor insan kendini. Keyifli, değişik ve tam anlamıyla lezzetli zaman geçirmek isteyenler için Simply Raw Bakery mükemmel bir alternatif. Tüm ürünleri organik, vegan ve glutensiz olan bu zevkli mekanda çayınızı yudumlarken birbirinden güzel ve enfes tatlar deneyimleceğinize emin olabilirsiniz.
Sanat Tarihi Müzesi
Maria Theresian Meydanı’nda yer alan devasa büyüklükle içi kültürel birikimle dolu olan bu müze aslında bir müzeden çok daha fazlası. Dekoratif ve güzel sanatlar alanında oldukça iyi ağırlıklı olarak 15-16. yüzyıl İtalya’sından tutun Almanya, Fransa, İngiltere ve Hollanda’ya kadar birçok ülkeden eserler yerini almış yıllanmış duvarlarda. Hapsburg ailesi yıllarca bu çok kıymetli sanat eserlerini toplamış. Mısır ve Yakın Doğu, Yunan ve Roman Antik, Madeni Paralar, Dekoratif Sanatlar ve kütüphane koleksiyonları müzede sergileniyor. Sanat Tarihi Müzesi çok büyük olduğu için gezerken ara vermeniz gerekebilir, bu sırada müzenin mükemmel kafesinde dinlenirken bir tatlı yemeyi unutmayın.
  • Albertina Müzesi’nin görkemli dünyasının içinde kendini kaybetmeyi,
  • Palmiye Ev’inin her ikliminde tertemiz doğayı hissetmeyi ve birbirinden farklı çiçeklerin kokusunu içine çekmeyi,
  • Minimalist ve sakin kafe olan Kaffemik’te bir fincan latteyi,
  • Simply Raw Bakery’de özellikle tabanında badem üzerinde nefis frambuaz ve vanilya kremasının olduğu tatlıyı,
  • Sanat Tarihi Müzesi’nin ışıltısı ve detaylarla dolu iç mimarisini yakından incelemeyi

Denemen lazım!